Geleneksel Medyaya Veda Mı Ediyoruz?

1970’lerden bu yana gelişmekte olan yedi medya, geleneksel medyayı geçmeye başladı. Özellikle pandemi ile daha da gelişen yeni medya, geleneksel medyanın temellerini iyiden iyiye sarsmaya başladı. Kuşkusuz, yeni medya sesin, görüntünün, metnin tek bir alt metinde birleştirerek aktarılmasını sağlayarak herkese büyük kolaylık sağlıyor. Daha açık bir şekilde ifade edecek olursak, geleneksel medya o an okuduğunuz ya da izlediğiniz şey ile sınırlı kalırken yeni medya izlediğiniz ya da okuduğunuz her şeyin kaynağına, topluluğuna, kitlesine ulaşmanıza imkan tanıyor. Aynı zamanda karşılaştığınız nesneyle bağlantı kurmanızla, yorum yapabilmenize, daha da irdeleyebilmenize, kısaca interaktif bir şekilde iletişim kurabilmenize olanak sağlıyor. Yeni medya beraberinde daha az masraf, daha az taraflılık sağlayarak bilginin özgürleşmesini de getiriyor. 

Yeni medya da durmadan gelişirken, sosyal medya ağları da artmaya başladı. Yeni medyanın içinde barınan sosyal medya;  yorumlar, fotoğraflar, beğeniler gibi yapılan her türlü etkileşimi de içinde barındırıyor. Geleneksel medya da bulunan kurallar bu yeni dönem medyası ve sosyal medyası içinde tanınmıyor. Kural tanımayan, hızlı ve sürekli değişken. Hal böyle olunca bilinen sosyal medya uygulamaları da sürekli güncelleniyor ve yeni sosyal medya uygulamaları ortaya çıkıyor. Seçenekler artıyor. Sosyal medya böylelikle sadece geleneksel medyayla değil kendi içinde de sürekli rekabet halinde.

Peki, bütün bu olanaklarıyla yeni medyayı tercih ederken; geleneksel medyaya artık veda mı ediyoruz?

Geleneksel medya, kendi kuralları ve yapısıyla hala belirli bir kesime hitap etmeye devam etse de artık yediden yetmişe artık her kuşağın cebindeki telefonun içinde dönebilen bir durumda iken yeni medya, geleneksel medyaya daha ne kadar olanak sağlar bilemiyoruz. İletişim kanalları, diziler filmler derken gazeteler, dergiler, haberler her şey yeni medyanın gücüne kapılmış durumda. Var olan meslekler dijitalleşirken dijital dünyanın yeni meslekleri de rağbet görüyor. Durum böyle iken, dijitalleşen dünyayı takip etmemek imkansız. Bir gün bile uzak kalınca her şey değişebiliyor.

Gelişen ve değişen yeni dünya dijitalleşirken hepimiz dijital dünyadan birer sandalye çekmek bir zorunluluk haline gelmek üzere. Hatta geldi bile diyebiliriz. Şu an için yeni medyanın avantajları ve birden fazla seçenek sunması ile yeni medyadan her zaman daha cazip olacak gibi duruyor.