2000’li yılların en büyük olaylarından biri olan dijitalleşme, günden güne artıyor. Bilişim teknolojilerinin sonu gelmeyen gelişmesi, her gün yenimize yeni bir dünya sunuyor. Satın aldığımız, tükettiğimiz, harcadığımız paralar her şey artık sanal ortamda gerçekleşiyor. Kısaca dijital dünya/dijitalleşme, insanın ve teknolojinin birbiri ile bağ kurması, hatta bir bütün hale gelmesi denilebilir.

Dünyada ortalama 7 milyar insan bulunurken birkaç yıl içinde 100 milyar üzerinde eşyanın internete bağlanması bekleniyor. Türkiye ise Avrupa’nın internet kullanan insan sayısı olarak 6. büyük ülkesi olarak karşımıza çıkıyor.

Dijital, dijitalleşme, dijital dünya, sanal, sanal gerçeklik, sosyal medya, yeni medya gibi kavramların hepsi dijital dünyanın bize yeni getirdiği kavramlar olmasa da son yıllarda bunları duymadan tek bir günümüz bile geçmiyor.

Dijitalleşme / dijital dünya mesleklerin yeniden tanımlanması ve yeni iş kollarının ortaya çıkması, iş yapış yöntemlerinin değişmesi, rekabetin yeni bir temel ve yön kazanmasıyla beraber pazarların tamamen dijital dünyaya aktarılmasını sağlıyor. Aynı zamanda bu durumun bir kerelik olmadığını her geçen gün sürekli bir değişim ve dönüşüm içinde olduğunu belirtmekte fayda var. Dijital dünya artık bir tercih meselesi değil, bir zorunluluk durumundadır.

Dijital dünyanın avantajları hepimizin hayatını kolaylaştırmak ve zamandan tasarruf etmemizi sağlarken dezavantajları ise yanlış kullanımda kendini belli ediyor. Bu yüzden bilinçli bir kullanıcı şeklinde hareket etmenin faydası var.

 Dijital dünyanın kullanımın artması ve giderek daha da sanal bir gerçekliği kabullenirken bütün işlerin/işletmelerin/kişilerin iç denetimlerini değiştirmesi ve dijital dünyaya dönüştürmesi gerekmektedir. Bütün mesleklerin dijitalleşmesinin yanında sıfırdan dijital dünyayla gelişen, ortaya çıkan meslekler de var. Bunun için gelecek planlamalarını yaparken günceli yakalamalı, ileri görüşlü olmayı hedef haline getirilmeli.

Attığımız adımlar dijitalleşmeden biz dijitalleşsek ne güzel olur!